Merhabalar, ben Bedia Kahya Kılıç.

Vitamingiller ailesinin ricası üzerine sizlerle plasenta kapsülleme tecrübemi paylaşacağım…

Öncesinde ben kimim çok kısa ondan bahsedeyim. Kaydı uzun tutmamak adına, detaylı bilgiyi, doğal yaşam tecrübelerimle ilgili yazdığım bediakahyakilic.com adresindeki blogumda bulabilirsiniz. Kısaca özetlersem, annelikle beraber tüm yaşam tarzı ve ilgi alanları değişen iki çocuk annesi bir yüksek mühendisim.

Şuan sekiz yaşında olan oğlumda, hamilelik dönemi biraz sıkıntılı geçti. Tecrübesizliğin ve “sorgulamamak, teslim olmak” gerektiğini zannettiğim dönemlerin hediyesi olarak 😊 sezeryan doğum yaptım. Sezeryan doğumun her türlü sıkıntısını yaşamamın yanında lohusalıkta da fiziksel ve duygusal zorluklar yaşadım. Özellikle sütümün azlığı, bunun bende yarattığı stresle kısır döngüye giren süreç, tecrübesizlik ile de birleşince bir daha çocuk sahibi olmam diye düşünmüştüm.

Büyük konuşmamak gerekirmiş! Oğlumun iki yaşına gelmesi ile yaşadığımız bir takım sağlık sorunları bizi homeopati, fitoterapi, aromaterapi gibi doğal yöntemlerle tanıştırdı. Homeopati araştırmasına girip kendim de küçük bir eğitim aldım ve hamilelik, lohusalık, bebeklik dönemi sorunlarını bile insanların bu yolla nasıl rahat geçirebildiklerini öğrendim. Belki de bunun etkisi ile kardeş isteği hiç bitmeyen oğlumu kıramayıp ikinci çocuğa karar verdik.

İkinci bebeğime hamile kalmamla birlikte hemen, doğum ve süreçlerini doğal yollarla daha rahat nasıl gecirebilirimin cevaplarını araştırdım. Hamileliği homeopatik destek sayesinde hiçbir ilaç almak zorunda kalmadan şikayetsiz, çok rahat geçirdim fakat asıl endişe ettiğim lohusalık ve ilk 1-2 ay ki emzirme süreciydi. Oğlumda ilk başlarda ki yetersiz süt durumunun beni nasıl strese soktuğunu ve bu stresin de bebeği nasıl etkilediğini çok iyi hatırlıyorum şimdi bile!

Doğum sonrası stresi azaltıcı, toparlanmayı çabuklaştıracı, sütü arttırıcı doğal yöntemler nedir diye araştırdığımda karşıma plasenta kapsülleme konusu çıktı.

İlk defa duyan bir çok insan bunu yamyamlık olarak düşünebilir. Fakat geleneksel Çin tıbbında yüzyıllardır uygulanan bir yöntem olduğunu öğrenmek beni daha da araştırmaya itti. Sütü artırıcı etkisinden, rahat uyumaya, stresi azaltmasından, rahmin çabuk toparlanmasına, vitamin ve mineral açısından takviye kullanmaya gerek kalmadan bu ihtiyaçları karşılayacağına kadar bir çok faydadan söz ediliyordu.

Şüpheci biri olarak her zaman yaptığım gibi önce bu konuda bir çalışma var mı diye baktım. Maalesef hiçbir bilimsel kaynak yoktu, ancak, zararına yönelik bir bilgiye de rastlamadım. Yabancı forumlarda bile kullananlar hep olumlu etkilerinden bahsediyordu. Öyleyse, deneyip sonucu kendimi görecektim!


Bu arada araya hemen bir dipnot düşeyim. Bugün pubmed’i taradığımda karşıma 2016 tarihli iki yayın çıktı. Birincisi (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27440542) 28 plasenta kapsülü 14 çeşit mineral/element açısından inceleniyor. Arsenik, kadmiyum, kobalt, demir, kuşun, selenyum, manganez, civa, çinko gibi elementlere bakılıyor. Sonuç şaşırtıcı… Bu kapsülleri günlük kullanım dozunda tükettiğinizde RDA’ya göre (yani tavsiye edilen günlük alım miktarı demek) demir için %24’ünü, selenyum için %7.1’ini, çinko için %1.5’ini, bakırın ise %1.4’ünü plasenta kapsülleri ile karşılayabileceğinizi gösteriyor ve sonuç kısmında belirtilen cümle; “arsenik, kadmiyum ve uranyum gibi zararlı elementlerin ortalama konsantrasyonu belirlenmiş toksisite eşiklerin oldukça altındadır”,
İkinci çalışmada ise (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27324105) yine 28 plasenta kapsül inceleniyor. 17 adet hormon araştırılıyor ve 16’sı için saptanabilir konsantrasyonlar ortaya konuluyor ve “bazıları fizyolojik etkiler yaratabilecek konsantrasyonda” diye belirtiliyor.

Doğadaki hayvanların doğum sonrası plasentalarını yemeleri de, içgüdüsel olarak fayda sağlayacaklarını, endorfin, oksitosin gibi hormonlarla ağrılarını dindireceklerini bilmelerinden dolayı demek ki diye düşünüyor insan…

Konuyu daha fazla uzatmadan kapsülleme işlemini nasıl yaptığımı anlatayım. İnternette aradığınızda bir çok kaynak bulabilirsiniz, videolu anlatımlar bile mevcut. Ben “çin metodu” diye geçen yöntemi kullandım.

Öncelikle, doktorunuza durumu anlatıp doğum sonrası plasentanızı istediğinizi belirtmeniz gerekiyor. Hastaneden verilen plasentayı 24-48 saat içinde işleme almanız gerek. Artık Türkiye’de bunu sizin için ücret karşılığı yapan doulalar var. Ben kendim yapacağım için ve hemen o enerjiyi bulamayabileceğim endişesiyle derin dondurucuya attım. Aynı hafta ayağa kalkar kalkmaz işe giriştim.

  • Çözülen plasentayı önce su ile kanlarından arınacak şekilde yıkadım.
  • Sonra damarlarından ayırdım.
  • Sonraki aşama, buharda bir süre haşlamak. Çin metodunda bu haşlama aşamasında plasenta ile birlikte limon ve zencefil dilimleri de ekleniyor.
  • Haşlanan plasentayı ince dilimler halinde keserek fırın tepsisine yerleştirdim. Bu aşama aslında dehidratör gerektiriyor. Bende dehidratör olmadığı için evde fırında kuruttum. Fırının ağzına bir tahta kaşık sıkıştırarak kapağın açık kalmasını sağladım ve 100°C’de 12 saat kuruttum.
  • Kurutulmuş parçaları kahve öğütücüde toz haline getirerek, daha önce internetten sipariş ettiğim “bitkisel” boş kapsüllere, steril eldiven yardımıyla doldurdum.
  • Kapsülleme işlemi için satılan kolaylaştırıcı aparatlar var yurtdışında. Belki artık ülkemizden de temini mümkündür.Kapsülleri ışık almayan cam bir kapta ağzı kapalı şekilde buzdolabında saklıyoruz. Bu şekilde yıllarca bozulmadan kalabildiği söyleniyor. 

    Sabah-akşam bir adet tükettim yaklaşık iki ay boyunca. Emzirme kaynaklı hiçbir göğüs ucu sorunu yaşamadığım gibi öyle bir sütüm oldu ki… Kızım emdikten sonra kalanı sağdığımda, bir su bardağı dolusu süt çıkıyordu. Oğlumu emzirdiğim 15 ay süresince böyle bir miktarı hiç görmedim. Sütünün fazlalığı da değildi sadece farklı olan. Bebek de, ben de gece çok rahat ve deliksiz uyuyorduk. Sürekli anlamsız bir mutluluk hali vardı ben de 😊 Belki iyi uyuyabiliyor olmaktan, ağrı sızı vs hissetmiyor olmaktan, belki de gerçekten plasenta haplarından bilemiyorum ama etki eden şey gerçekten plasenta kapsülleri ise bence denemeye değer…

    Herkese sevgiler…

Yorumlar