Kızımın aldığı atipik otizm tanısından sonra ısrarcı profesyonellerin dar bakış açılarıyla bir sene kaybettik.
Alerjik bir çocuğun diyeti, okul öncesi ve eğitim masalı ile bozulmuş oldu.
Diyet de neymiş, çocuğa süt verilmez mi hiç?!
Kimlerden kimlerden iyi mi bilecektik?
O bir sene aslında çok senelere mâl oldu…
Hafif seyreden bütün belirtiler ağırlaştı, en kötü regresyonları gördük.
Ama tabi ki hastalığın seyrinden öyleymiş.
Aynı hastalığın seyri şimdilerde durduk yere neden değişti acaba?


Sonra benim araştırmalarım ve bizim hikayemiz başladı.
Biomedikal tedavilerin çok faydasını gördük ama bir ayağımız modern tıbbın çukurunda oldukça, içine battığımız bataklıktan kendimizi tamamen kurtaramadık.
Son yedi ayda hayatımızda birçokları için hala radikal kabul edilen dönüşümler başladı!
Evimizi pestisitten, gdo’dan, ilaçlardan, kimyasallardan arındırmaya başladık.
Sağduyu ve homeopati birleşince mesela; kızımın kronik iltihaplı, çekilecek denilen dişini kurtardık.
Büyük oranda dengelendik, huzur bulduk.
Tabi ki ciddi şekilde emek verdik, en büyük lüksümüz mutfağımız oldu.
Olabildiğince modern dünya getirilerinden uzak durmaya çabaladık.

Şimdilerde ben mevcut imkanlarımızın en iyisi ile kızımı özel alt sınıfa kaptırmama gayretindeyim.
Bir şekilde kaynaştırmada kalmasını umut ediyorum.
Ama okulun her yanından fışkıran çöp gıdalar benim psikolojimi çoktan zorlamaya başladı.
Bir şekerden ne olur söylemini ezberlemiş ana babalar ve eğitimcilerin arasında sesimi duyurmam mümkün mü?
Adaptasyon sürecindeki diğer kızım bana arkadaşlarının yumuşacık ekmeklerini anlatıyor gözleri bulutlanarak…
Karışmış ayak izleri arasında, en başarısız anne ben oluyorum.
Çünkü ben ona ekmeğe benzeyen tuhaf sert birşey sunuyorum alternatifi olsun diye…
Beslenme denilen şey karbonhidrat ve şekerden başka bir şey içermiyor!
Bu sınıflarda diyabetli öğrenciler nasıl yaşıyor?
Kızlarımla senelerdir verdiğimiz mücadeleyi iki şeker uğruna kaybetmeyi göze almak istemiyorum.

Hikayemizin başında kızlarımın aşı ile dolan bardaklarını düşünüyorum…
Evet ben hatalıydım; yeterince araştırmadım ve uzman denilen kişilerin beyanına güvendim.
Peki bana hiçbir şekilde bilgilendirme yapma gereği duymayan, sorularımı bişeycik olmazlarla geçiştiren, acemi anneliğimi suçlayan ama kendilerine toz kondurmayan sağlık personellerinin hiç mi sorumluluğu yoktu?
Alerjik bir bebek nasıl olup da standart prosedüre tabii oluyordu?
Risklerden bahsedilseydi yine de aşıları yaptırır mıydım?
Onlar için bir rakamdan ibaret olduğumuzu henüz bilmiyordum…
Hala sistemin içinde kaybolmuş kadersiz bir aileyiz onlar için.
Ne kadar bilimsel yaklaşıyorlar olaylara değil mi?


Şimdi bütün bu hesaplaşmanın yeniden hortlamasına sebep iki kağıt ile masanın başında oturuyorum.
Kızlarıma süt ve üzüm vermek için iznimi isteyen iki kağıt var elimde…
Benim yıllardır besleyemediğim çocuklarımı beslemek istiyor birileri?
Tıpkı aşılarla iyileştirdikleri gibi şimdi de çocuklarımı besleyecekler!

Oysa senelerdir ben acil servislerin kapısında sürünürken, bebeğim çoklu gıda alerjisinden kıvranırken sadece benim çocuğum ve benim sorumluluğumdu.

Kızıma alınan sağlık raporu olmasaydı rehberlik araştırma merkezinin gözdesi olmayacaktık ve kızımı sistemden kaçırma ihtimalim daha yüksek olacaktı.

Okullu olma söylemleri Lotus’a yakışmaz ama seçeneklerimiz bizim için belirlenmiş birileri tarafından…
Özel alt sınıf ya da kaynaştırma…
Sorun şu ki; bu seçenekler bize uygun değil!


İyilik adı altında yapılan mobbingler içimdeki manik depresif kadını sokağa çıkması için kışkırtıyor…
Kızım henüz taklit etmeye başlamışken onu özel alt sınıfa koyma fikri tüylerimin diken diken olmasına sebep oluyor…
Öte yandan bir okulun alışılmış normlarını diğer evladım için bile normal bulamıyorum ben.
Yine yaşadıklarımız ile ilgili en ufak bir fikri olmayan ezberci profesyoneller bize iyilik yapmak istiyor…
Çocuğunun durumunu kabullen ve onu okula yolla cümlesindeki mantık hatalarını görebilen tek insan ben miyim?


Çocuğum hasta ve bunun bir tedavisi var.
Bu çocuğun öncelikli ihtiyacı eğitim mi gerçekten…
Siz hiç herhangi bir hastanın eğitimle iyileştiğini duydunuz mu ?
Eğitim bir tedavi yöntemi midir?
Okulundan geri kalmasın derken kaçırdığımız sağlığa, kendiliğinden öğrenebilme ihtimaline yazık olmuyor mu sizce?

 

Yorumlar