30 Ağustos 2017

Saçlarını taradı, yanıma geldi. Biraz kızgın!
Birşey söyleyecek galiba???
“-Süsle!”
Gidip saçlarına tokalar taktık🍀

31 Ağustos 2017

Biomedikal tedavilerle geçirdiğimiz iki yıl boyunca sadece hbot tedavilerinden sonraki birkaç ay resim çizerdi kızım.
Resim çizmesi en fazla iki ay sürerdi, bir daha da el sürmezdi boya kalemlerine.
Bu yapabiliyorken yapamaz olma hali çok garip gelirdi bize.
Şimdi yeniden resim çizmeye başladı…
Yanında oturan kız kardeşinin çizdiklerine bakarak çiziyor, yine en büyük motivasyonu kendisi ve yapabiliyor olma hali.

❣️Asena’nın Notu: Mitokondriler oksijen alabiliyor demek artık.
En fazla mitokondri de beyinde.
Toksinler düşüşte, gerçek hücresel besin devreye girdi demektir.

Farkına vardım; kızımın sessizliğe ne kadar kolay kayabildiğinin…
İlmek ilmek işlediğim sağlığının yedikleri ile ne kadar kolay bozulabildiğinin…
Regresyonun temelinin beslenme kaynaklı olduğunun…
Günümüzdeki dünyada en sonunda betonları ya da kapsülleri gıda niyetine yemek zorunda kalabileceğimizin…
Gerçek yiyeceklerin aramızdan uzun bir süre önce ayrılmış olduğunun…
Paketlerdeki “şey”lerin büyük çoğunluk için yemek sanıldığının…
Cipslerden falan bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın, o paketin içine girmiş mercimek de gerçek değil!

4 Eylül 2017

Henüz emin olamıyorum ama galiba bir sorunumuz var!
Birkaç gündür CD dozlarını içemiyor kızım
Önce damla sayısını düşürerek deneme yaptık.
Daha sonra Stevia ekledik acaba tadı mı zorluyor artık diye, ama yok…
Bilemiyorum dişler ile bağlantılı olabilir mi bu içememe hali zira hala hiç ara vermeden dişliyor…

Denemelere değişik varyasyonlar ile devam ediyoruz tabi ki..
Bakalım minik cadıyı nasıl ikna edeceğim…
Bir de bu aralar küçük bir lamaya dönüşmüş olabilir…
Neredeyse sürekli yerlere tükürüp duruyor???
Ve uyku örüntüsü değişti bir miktar…

Çok güzel ve bol diyaloglu bir günün ardından bol ağlamalı bir final yaptık😕

5 Eylül 2017

3 damladan başladım yine de içmekte zorlanıyor???

Lavmandan bugün itibariyle artık temiz su çıkmaya başladı…
3. PP’yi kaçırdık, CD dozlarını içemiyor.

Hint yağı ile karaciğer kürü yaptık…
Çok rahatlatıcı bir kür bu, hemen arkasından esnemeye başlıyor…

Dışarıdan aniden gelen inşaat gürültüsüne “-aiiyyy korkmuş ben” diye tepki veriyor ve ben nasıl seviniyorum.
Ani seslere olan çılgınca tepkileri, sıradan ifadelere dönüşüyor…

8 Eylül 2017

Başından beri en büyük dileğim kızımın çığlıklarından azad olmak…
Yaptıklarımın yegane sebebi içimi acıtan çığlıkların, mutluluk kahkahaları ile yer değiştirmesi…
Bir de hatalarımı telafi edebilme ihtimalim.
Uzun süredir gerçekten berbat bir hayat yaşıyorum…
Korkuyla uykuya dalıyorum çünkü yıllardır ne zaman hangi karakter olup ne şekilde uyanacağını öngöremediğim bir kızım var.

📌 jekyll-hyde sendromu‘nu hatırlayınız

Günlerin çoğunda robot gibi yapılması gerekenleri tamamlıyorum…
Yapmayı çoook istediğim “şeyleri” daima erteliyorum gelecek mi hiç bilemediğim tarihlere…
Hatta kahvaltı etmeye fırsat bulamıyorum çoğu zaman…
Hayati işlerimin çoğunu gece yarılarına erteliyorum…
Azıcık nefes alabildiğim bütün zamanları kendi uykularımdan çalıyorum…

Her gün, istesem de uyduramayacağım kadar fazla tuhaflığı kızımla birlikte yaşıyoruz…
Böyle çok üzgün olduğum zamanlarda da gün içinde aldığım notları birbirine ekleştirirken buluyorum kendimi.
Ve yaşananları yazdığımda herşey bitmiş, geride kalmış bir varmış bir yokmuş diyorum kendime…

Her sabah çamurun içinden suyun yüzeyine çıkıp nefes almaya çalışıyoruz…
Bu bir kahramanlık hikayesi değil, kör cahilliğimle zehirlediğim minik Elf’i geri getirebilme mücadelesi sadece…

14 Eylül 2017

Yedikleri müthiş kısıtlı.

15 Eylül 2017

Minik Elf dışarı çıkmaya hazır artık.
Altı ay sonra yıllardır uğraştığından fazlasını konuşabiliyor.
Ve ev’in güvenli sularından dışarı açılmaya hazır, okul kıyafetleri ile kapıda beni bekliyor…
Boğazımda bir yumru ile minik Elf’imin elinden tutup yeniden öğrenci olmaya, ezberleri bozmaya gidiyorum🍀

16 Eylül 2017

Şehir dışından eve dönüyorum…
Kızım telefonda bana bütün bir gün yaptıklarını anlatıyor kırık Türkçesiyle…
Sonra da “-anneeee eve geeeel” diyor.
Bu kez ıslak yanaklarımla telefona susma sırası bende…

17 Eylül 2017

Az sonra çalıştıracağım rondonun sesi yüzünden çığlık çığlığa bağırıp kendini kaybetme ihtimali olan kızım ile mutfaktayım, yemek yapmam gerekiyor.
Rondoyu çalıştıracağımı, isterse başka bir odada oynayabileceğini söylüyorum ama o mutfakta kalmaya kararlı!
Rondo’yu çalıştırdığımda bana dönüp
“-anne beni korkuttun!” diyor.

Birkaç ay önce kendi kendine konuşma başlatacağını söyleseler inanamayacağım minik yaratık bana kırılan mutfak musluğunu göstererek “-su kırılmış annea” diyor.

19 Eylül 2017

Uzuuuun bana çok uzun gelen bir mola aldık ama ihtiyacımız varmış galiba…

Artık bana hoşçakal diyerek anneanne ile yürüyüşlere çıkıyor…
Kendine güveni geldi, ben olmasam da hayat devam edebiliyor.

Sokakta bebek gördüğünde gayet rahat bir ifadeyle anneanneye dönüp bebek ağlıyor diyor?
Birkaç ay önce ajite olur, paniğe kapılır ve 10’a kadar saymaya başlardı…
Bebeğin ağlamasının böylece duracağına inanır, kendini sakinleştirmek için garip yöntemler geliştirirdi…
Şimdilerde ifade ediyor.

Kız kardeşi ile kendi sallanan dişini çekmek için oyun kurdular…
Değişik yöntemler deniyorlar…
7. diş geliyor.🍀

CD içemedik ama CD içiyormuş gibi protokole sadık kalmaya devam ettik.
CD içemedik ama aylık döngüleriyle çıkan keselerimizi yollamaya da devam ettik.

20 Eylül 2017

“-Dişçiye gidelim”
Diş perisi gelmeyince bari biz dişçiye gideydik minvalinde mırıldanıyor minik Elf.
Dişi sallanıyor ama henüz düşmedi…
Akşam olduğunda babası ile dişini eski usül çekiyorlar, gülümseyerek yanıma geliyor.

26 Eylül 2017

Sanırım yeniden başlıyoruz.
İştahı açılmış, omletle barışmış.

27 Eylül 2017

Hafif bir soğuk algınlığına yakalanmış.
Ekinezya tendürü ile ılık bir çay hazırlıyorum.
Ve kışın gelmesine çok seviniyorum…
Kışın protokol çok daha kolay sanki.
İştahı normale dönmüş, gıda kısıtlaması geçmiş…

28 Eylül 2017

Ne güzel bir soğuk algınlığı bu böyle…
Ihlamur çayı ve ekinezya eşliğinde peçetelerin arasında yatağına konuşlanmış minik bir cüce var evde.
Hiç bu kadar sıradan geçmemişti hastalanmaları…
Sonunda sıradan insanlar gibi hastalanır ve iyileşir oldu minik Elf.
Bu haliyle de mutlu…
Elinde mendil burnunu silebiliyor eğer gerekirse, bence eğitim tam olarak budur!
Hastalığını doğal karşılıyor, hastalandığının da farkında.

Burun akıntısına hafif bir öksürük eşlik ediyor.

Kulağına fısıldadığım her bir kelime dünyasında anlam buluyor…
Anlamsızlaşabilirdi, manalar eriyip giderdi aksini kimse anlatmasın bana…
İstesem uyduramam böyle değişkeni bol bir günce!

Banyoda minicik elleri yanmasın diye soğuk suyu açması için yönlendiriyorum.
Minik Elf’im beni cevaplıyor “-soğuk, mavi?”
Henüz soğuk su maviden akar anneciğim diyemese de söyleyebileceği günler için çokça zamanlar kalmadı biliyorum

3 Ekim 2017

Dolunay yaklaşıyor ve kızım suskunlaştı…
Hafif dereceli bir gerginlik artışı var.

5 Ekim 2017

Ah dolunay seni hiç sevmiyorum!
Gergin ve zorlayıcı günler başladı…
Hırçın, sinirli, iştahsız…

6 Ekim 2017

Rehberlik araştırma merkezinde değerlendirmemiz var senelik.
Yaptık bir hata ve rapor aldık işte…
Türkiye şartlarında durum bu haberiniz olsun!
Okul vakti geldiğinde o rapor koca koca bürokrasi engelleri olarak çıkacak karşınıza.
Ne yazık ki dolunaya denk geldi değerlendirme.
Hala hiç şaşmadan kurt adam oluyoruz dolunay zamanları…
En zor, en takıntılı günler dolunay zamanlarında hala…

Bana yıllar kadar uzun gelen bir süredir ağızdan CD alımımız yok…
İçemiyor.
Buralar karışıktı bir süredir bürokrasi ve okul işleri yüzünden…
Oldukça stresli bir koşturmaca yaşadık.
Memleketimizde herkeşler uzman olduğu için, herkese tek tek hesap verdik!
Mesleki yeterliliği bende derin şüpheler uyandıran okulun rehberlik danışmanı ezici bakışlarla beni süzerken hiç bilmediği tedavinin bir sonu olup olmadığını merak etmekten geri durmuyordu.

Rehberlik araştırma merkezinde kızım aniden bir odaya alındı, eşim ve ben kapının dışında kaldık!
Panik oldum ama en soğuk kanlı ve kibar halimle neden dışarda kaldığımızı sormayı ihmal etmedim kapı aralığından…
Ram personelini ajite etme ihtimalim kızımın ajite olma ihtimalinden çok daha korkunç benim için.

Ve kızım bir anda konuşmaya, sorulan sorulara cevap vermeye başladı!
Yaklaşık 20 dakika boyunca hiç tanımadığı birilerinin sorularını yanıtladı.
Onları anlamaya çalıştı, gerginliğine rağmen kendini kanıtlamak için mücadele verdi…
Ve çok iyiydi!

Kapının diğer ucunda minik Elf’in sesini dinlerken benim aklımda da yüreğimde de Asena vardı…

Bu yolculukta beni de büyüten, dönüştüren, bana güç veren, içimdeki kıvılcımı ateşleyen bütün gizli kahramanlarıma ve en çok kızımın dev yürekli Asena’sına sevgiyle 💚

İyi ki yolum kesişti…

İYİ Kİ💫

 

📌şimdi Kerri ile tanışma zamanı…

 

 

Yorumlar


Yasal Uyarı:Bu sitede yayınlanmakta olan tüm yapıtlar eser statüsünde olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Sitede bulunan yazı ve görsellerin site sahibinden izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kopyalanması ve kullanılması yasaktır.


Yasal Uyarı:Bu sitede yayınlanmakta olan tüm yapıtlar eser statüsünde olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Sitede bulunan yazı ve görsellerin site sahibinden izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kopyalanması ve kullanılması yasaktır.