12 Nisan 2017 tarihinde gösterime girecek “The Truth About Vaccines” (Aşı Gerçekleri) adlı belgeselden kısa bir bölümle sizleri başbaşa bırakıyoruz.

Aşılarda varlığı test edilmediğinden dolayı bilinmeyen virüs ve başka kirleticiler olduğu gibi, tıpkı ilk damla şeklindeki polio aşılarında olduğu gibi varlığı *bilindiği*, yol açtığı kanser vakaları tespit edilip kayıt altına alındığı *halde* resmi yetkililerce kamuoyundan *gizlenen* türlü kontaminasyon vakalarından en günceli diyebileceğimiz bir retrovirüs ailesinden söz ediliyor burada.

Bu bilgiler ise kesinlikle yeni değil, ortaya çıkartılması için yıllardır üzerine kitaplar yazılmış durumda. Ve en son KKK ve diğer aşılar ve diğer tüm biyolojik ürünlerdeki bu retroviral kontaminasyonu kazara açığa çıkararak maalesef kendi kariyerini yakmış bulunan Judy Mikovits ile bir kez daha gündeme taşınmış oluyor bu konu.

Aşılardaki aynı retroviral kontaminasyon ve diğer kontaminasyon örneklerini geniş bir şekilde ele alan araştırmacı Gary Null’ın şu yazısını özellikle ailelerin dikkatine sunuyoruz.

İzleyeceğiniz video Türkçe altyazılı olup deşifre metni altında verilmiştir.

The Truth About Vaccines adlı belgesel dizisinde işlenecek konular sırasıyla şöyle:

1. Bölüm:

Aşıların Tarihçesi, Çiçek Aşılaması, Aşı Güvenliği & CDC’nin önerdiği günümüz Aşı Takvimi

2. Bölüm:

Aşıların içinde neler var? Aşılar koruyor mu? … ve … peki ya Polio?

3. Bölüm:

KKK ve DTaB Aşılarının Analizi ve Toplumun Yüksek Yararına Aşı Olunması Gerekliliği Konsepti

4. Bölüm:

Influenza (grip), HIB ve Pnömokok Aşılarının İncelenmesi ve Sürü/Toplum Bağışıklığı Konsepti

5. Bölüm:

HPV ve Hepatit B aşıları, Ani Bebek Ölümü Sendromu ve Sarsılmış Bebek Sendromu

6. Bölüm:

CDC, Su Çiçeği ve Rotavirüsü Aşılarına Yakın Markaj ve Retrovirüsler

7. Bölüm:

Doğal Bağışıklanma, Homeoprofilaksi & Vazgeçilmez Bireysel Hak ve Özgürlüklerimiz

Ty Bollinger
Herkese merhabalar, ben Ty Bollinger. Evimin bodrum katında, ofisimdeyim şu an, “Aşı Gerçekleri” belgesel dizimiz üzerinde çalışıyoruz 12 Nisan’daki gösterime yetiştirmek için.

Dizi başlamadan sizlere iletmem gereken hayati bilgiler var elimde. Çıkardığımız bu tarz videolar işinize yarıyor, memnun kalıyorsanız alt kısımdaki “paylaş” düğmesine bastığınız takdirde ben de bunlardan daha çok yapayım mı, anlamış olurum.

Sayer Ji ve daha önce ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI)’de çalışmış bilim doktoru Judy Mikovitz’in yer aldığı bu klipte, ‘retrovirüsler’ ve ‘ters transkriptaz’ denen bir şeyle ilgili çok önemli bilgiler duyacağız. Kesinlikle çok faydalanacağınızı düşünüyorum bu bilgilerden.
Sayer Ji
Hangi yollarla aşı üretelim diye ilk kafa yormaya başladıkları zamanlarda akıllarına KANSER HÜCRELERİ kullanmak geliyor ilk başta! CDC’de gerçekleşen toplantılarda ele alınıyor bu konu.

Fakat bazı *çekinceler* dillendiriliyor, zira kanser hücreleri bu iş için biçilmiş kaftan olsa da–çünkü nedir, aşınız için bu hücreler SONSUZ antijen kaynağıdır, değil mi?! ÖLÜMSÜZ ya bu hücreler, sürekli çoğalıp duruyorlar zaten…

Aslında ne kadar mide kaldırıcı, iğrenç bir durum bu ama?!

Yetkililer düşünüyor taşınıyor, burada bir *ONKOJENİK FAKTÖR* olabilir gibi duruyor diye çekince koyuyorlar.

E bildiğimiz KANSER BU! Tutar kanser hücresi kullanarak üretirsek aşıyı, o aşı bizzat kansere yol açabilir elbette, değil mi?

O zaman diyor ki bizimkiler, yok insan kanser hücresi kullanmayalım biz, onun yerine *hayvan hücresi* kullanalım. Hayvan kanser hücresi de kullanmıyorlar, “daha güvenli” olsun diye hayvandan aldıkları normal hücreleri kullanıyorlar.

Fakat o zamanlar bu “TERS TRANSKRİPTAZ” denilen şeyin varlığı bile *BİLİNMİYORDU*!

Bu dediğimiz şey, bir canlı türüne ait genetik bilgiyi alıp *insan* gibi başka bir canlının *genomuna işleyebilen* bir enzim.

Hayvanlardan tutup bunca aşıyı ürettikten SONRA fark ediyorlar ki, aşıları için kullandıkları bu hayvan hücreleri *mevcudiyetini dahi bilmedikleri* türlü VİRÜSLERLE kaynıyor!

Sonra bu aşıları alıp milyonlarca insanın bedenine zerk ediyorlar–ki damla şeklindeki POLIO AŞISI’nda çıkan Simian Virüsü 40 (MAYMUN VİRÜSÜ 40) bunun İLK örneğidir, ve Maurice Hilleman’ın bizzat kendi beyanatıyla kabul ettiği gibi bu aşılar farklı tipte KANSERLERE yol açmaya başlıyor. Hilleman’ın bu bildirimleri kayıtlarıyla mevcuttur bu arada…

Fakat bu daha sadece buzdağının görünen kısmı…

Judy Mikovits

KKK aşısında 1994 yılından beri(!) varlığı kabul edilmiş ‘Ters Transkriptaz’ aktivitesi mevcut.

Ty Bollinger

Ters Transkriptaz aktivitesi olması ne manaya geliyor peki burada?

Judy Mikovits

Ters Transkriptaz (TT), *yalnız* RETROVİRÜSlerin sahip olduğu bir enzim. Bu enzim tersten yazıyor genomunuzu, yani RNA’dan DNA molekülü oluşturup kendini de bir güzel DNA’nıza entegre ediyor, siz ve sizden sonraki nesiller boyunca da varlığını sürdürüyor. Canlıda retrovirüs mevcudiyeti olup olmadığını Ters Transkriptaz enzim aktivitesi olup olmadığına bakarak anlarsınız.

İşte, 1994 yılında ABD, İngiltere, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’den resmi görevliler, HEPSİ BİLİYOR ve KABUL EDİYOR KKK aşısındaki TT aktivitesini, ABD Ulusal Tıp Enstitüleri (IOM) toplantılarında açık açık ele alıyor, bizzat bu konuyu aralarında tartışıyor ve olumsuz bir etkisi olup olmayacağına dair fikir yürütüyorlar.

Filmi buradan 2011’e sararsak hızlıca, bizim yapmış olduğumuz çalışma ve bundan yola çıkılarak ortaya çıkartılan tablo EVET, KESİNLİKLE ETKİSİ olduğunu gösteriyor bu durumun. Kesinlikle etkisi var, kesinlikle aşılarda mevcut ve AMAN TANRIM…

İlgili verileri kendilerine sunduğumuzda, ki kitabımız ‘PLAGUE’de de anlatıyoruz bunu, hepsi o meşhur ‘AMAN TANRIM’ anını yaşadı, fakat tutup ne yaptılar? “Yapılabilecek bir şey yok, durduramayız bunu artık, bu retrovirüsler heryere sirayet etmiş durumda; laboratuvar çalışanlarımız, doktorlarımız, hemşirelerimiz… HEPSİ taşıyor bunu artık,” dediler.

*Bilmeden* ve *istemeden* insan popülasyonuna, tıp camiasınca epey zaman önce çeşitli kanser tipleri (LÖSEMİ, LENFOMA vs.) ve nöroimmün hastalıklarla (ALZHEIMER, PARKINSON vb.) ilişkilendirilmiş yeni bir retrovirüs ailesini *vermiş olduk* dediler.

Dünya genelinde de aynen bu hastalıklarda PATLAMA yaşanmakta şu an işte.

Devletin resmi mercileri problemin devasalığını anladığı noktada, “GERÇEĞİ SÖYLEYECEK MİYİZ HALKA?”, “KONTAMİNE KAN VE KONTAMİNE AŞILARLA BUNU GENEL NÜFUSA VERDİĞİMİZİ AÇIKLAYACAK MIYIZ ŞİMDİ?” diye düşünüp sonra “YO, SÖYLEMEYECEĞİZ” dediler.

Judy Mikovits ve Frank Ruscetti’yi SİLERİZ olur biter, kimse bunların dediğine de inanmaz, çalışmalarında hile yaptılar der geçeriz dediler…

Fakat BİR UFAK problemle karşılaştılar o noktada; çalışmanın geçersiz olduğuna dair İMZAMI vermiyordum ben!

Geri adım atmıyorum, çalışmanın ve bulgularının sonuna kadar arkasındayım ve bunları anlatmaya da devam edeceğim, tabii benimle birlikte Dr. Ruscettti de…

Kısaca verileri yalanlamamızı istediler, bulguları inkar edip ENFEKTE AİLELER ve NÜFUS GRUPLARINI ortaya koyduğumuz orijinal verileri YOK ETMEMİZİ istediler.

Biz de KABUL ETMEDİK.

Kabul etmeyince de KOVULDUK.
Ty Bollinger

Bu bilgiler sizin için faydalı olduysa şayet lütfen “The Truth About Vaccines” adlı belgeselimizi izlemek için kayıt olun.

Tarih 12 Nisan… Tamamen ücretsiz gösterime davetlisiniz. “Yorum” bölümündeki “kayıt ol” butonuna tıklayarak kaydınızı yaptırın.

Görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.

 

Yorumlar