22 Nisan 2017

Öğlene doğru karın ağrısı sürprizi ve bu güçlü bir ağrı …
Lavman yapmaya karar verdik ve tabii ki yakalanan “yaratıklar” var yine!

Lavmandan sonra hala karnını tutuyor.
Göbek deliğini gösteriyor ve kaburgalarının altını, orada ne var?

Dudakları yine çatlak sanki hiç su içmiyor gibi, abartılı bir esneme hali var.
Vücudundaki tüyler diken diken oldu.
Sanırım banyoda ekstra mesaimiz var.
Herxheimer mı bu!? Yine mi ???

Ve yine mola zamanı, ağızdan dozlama bugünlük bitti.

Bir iki saat içinde kendine gelip banyo ve yatak arasında mekik dokumaktan vazgeçti…

Agresyonsuz, elini ısırmadığı bir gün daha geçti.

19:00

Yüzü ve boynu sarardı ya da soldu mu demeliydim?

Son derece eğlenceli diyalogları olan bir çocuk oyunu oynuyor bebek evinde…

25 şubat tarihli yazımdan;

“Kızımda saniye süren kas seyirmeleri var göz, boyun kası ve tek elinde nadiren ortaya çıkıyor…
-el parmakları bükülüyor, boynundaki tek kas daha belirginleşiyor –
genellikle 3 saniye bile sürmüyor, anlık görünüp kayboluyor.”

Tam iki ay sonra bugün yukarıda yazdıklarımın hiçbirini artık görmediğimi farkediyorum!


24 Nisan 2017

3 gündür CD içimine mola verdik
Denizsuyu, CD’li enemaya devam ediyoruz.
Son derece sakin ve mutlu görünüyor.
Buna rağmen hala arada göbek deliğini işaret ediyor.

Akşam boşaltımdan sonra mukuslu patojen üzerinde incecik kan pıhtıları var!?


Üç gündür gözlerinin tâ İÇİNİ GÖRÜYORUM, mecaz değil bu söylediğim…
-göz bebeği parlıyor!!!
Doğduğundan beri gözünün ta içine bakan biri olarak söylüyorum bunu.
Gözünün feri söndü derler ya hani!
Şimdi benim gözlerim tam tersi bir durumu görüyor…


Gece oturup harflerin İngilizce okunuşunu çalıştık ve rastgele eşleme yaptık.
Canı öyle istedi, ben harfleri gösterdim o, okunuşunu söyledi.
Sonra sırasına göre dizdik.
Türkçe’de durum pek parlak değil ama, bilirsiniz işte dil öğrenmek şart!

25 Nisan 2017

9 Damla’ya indik CD’de
Herxheimer yaşamayacağı optimal dozu bulmaya çalışacağım.
Sabah ilk iki doz da sorunlu içildi.
Hemen arkasından karın guruldaması ve öfke patlamaları ufak çaplı…
Kabızlık yok uzun süredir.
Temiz kanlı minik bir patojen, lavmansız enselendi! Bu minik yaratığın içinde incecik bir kırmızı damar gördüğüme yemin edebilirim .

Ve fakat kızımın gözleri ışıl ışıl…
Yapabildiği ölçüde konuşmaya istekli ve hevesli…
Çok kolay manüple ediliyor konuşmak için ve konuşmayı henüz öğrenen bir çocuk kadar hevesli.

26 Nisan 2017

Dozlama yapamadım yine!
Hafif sinirli…
Takıntıları artmış bugün…
Acıyor diyerek ağlıyor ve neresi bulamıyoruz?

Lavmandan önce boşaltımda sorun yoktu,
lavmandan sonra da.
Kan görmedik bugün ve rahatlamış hissediyorum.

Zaten pek kilolu bir minik değil.
CD’ye ara vermek yerine içebildiği ve bedeninin reaksiyon vermediği maksimum dozu bulabilsem keşke!
Maximum doza doğru hızlı çıkıyor ama herxler hemen arkasından aniden ve sert geliyor sonra ara veriyoruz mecburen…

Gece uyuyamadı ve sabaha kadar oturduk.
Sana da merhaba yeni ay !!!

27 Nisan 2017

İştah yine sıfırlandı, ağzına aldığı her şey midesini döndürüyor.
Yediği azıcık bir şeyleri de tükürme eğiliminde.
Dozlama yapmak mümkün değil…

Henüz her şeyin başındayız ama bu kadar kısa sürede bunca “balans ve manevra” haline rağmen kelime haznesi gelişiyor çılgınca bir hızla üstelik sözel ifadeleri artıyor.
Birkaç gündür CD alımında sıkıntı olmasına dozlarını içememesine rağmen!

Muazzam bir çevre farkındalığı oluştu.
Kuşlar, böcekler, insanlar, arabalar…
Dünya ile bağlantıda, her şeyin farkında ve herş ey yeniden ilgi çekici geliyor.
Konuşma isteği duyuyor ve sosyallik sorun değil.

28 Nisan 2017

20:00

Ateşi var 38 derece
Arada sıtma geliyor fakat keyfi yerinde…
Ateş vb durumlarda aslında ilk etkilenen şey sindirim sistemi ve iştahı.
Zaten bir şey yiyemeyecek durumdayken CD içmesini beklemek biraz fantastik oluyor.
Büyük ihtimal tat ve koku hassasiyeti de artıyor bu tarz hastalık hallerinde?..
Hemen bulantıları başlıyor.
Kızım ve ben minik bir doktorculuk oyunu oynadık, aniden gelen ateşin sebebini araştırdık birlikte…
Bademcikleri kırmızı görünüyor!

Henüz elime ulaşan gümüş hidrosol‘den 2,5 ml verdim miniğe ve ilk denememi yaptım.
Gece’yi rahat geçirdi.
Sabah uyandığında yine ateşi çıktı ve yine bir doz daha verdim .
-gümüş hidrosol’ün üzerinde yazan günlük dozun çok çok altında kaldık ama işe yaradı-
Akşam üzeri bir kez daha tekrarladık.
Sonrasında büyük oranda toparlanmıştı.

Atec Score;

Skorunda belirgin bir gerileme var aslında.
Kas seyirmeleri, parmak uçlarındaki anlık gerilimler neredeyse kayboldu.
Öfke ve terörize olma hali yok denecek kadar az.
Elini hınçla ısırmaktan vazgeçti büyük oranda.
Çok daha sakin 2 ay öncesi ile kıyaslandığında.

Eskiden morali bozulduğunda marketteki junkfood’lara saldırma eğilimi gösterirdi.
Şimdilerde en sevdiği meyvelerin bile yanından geçip gidiyor.
Basit bir açıklama yeterli oluyor;
“bir süre meyve yemeyeceğiz” diyorum, kabul görüyor.

Üç beş ay önce, söylediklerim anlamını bulamıyordu “yaşadığı dünyasında” istiyorsa alırdı bir şekilde!!!
Bazı durumlar tartışmaya açık değildi kızım için.

Daha motive, sosyal olabilmek için daha gayretli…

Yine de Atec alırken ne kadar objektif yaklaşıyoruz konusu bizim evde epey tartışmalı…
Ama artık sıkıntı yaşadığı konular belirli sınırlar içinde yer alıyor ve tanımlanabiliyor.

En büyük ve sanırım tek problem şimdilerde dil gelişiminde akranlarının fazlaca gerisinde kalması.
Yine de kısa süre önce çokça çabalara rağmen zorda kalmadıkça ağzından çıkamayan kelimeler ufak manipülasyonlar ile “minik tespitler” olarak dudaklarından dökülüveriyor …

 

Yorumlar