Egzama, akne, sedef gibi cilt hastalıklarının hemen hepsinin tek bir ortak özelliği var, o da karaciğerdeki safrataşları. Cilt hastalığı olan bir kimsenin bağırsakları problemli, özellikle de kanı kirli demektir. Bunların da ana nedeni safrataşları, bir bütün olarak vücuda verdikleri zarardır. Safrataşı vücut genelinde türlü problemlere yol açar; özellikle de sindirim, kan dolaşımı ve üriner sistem (boşaltım sistemi)nde. Kolon (kalın bağırsak), böbrekler, ciğerler, karaciğer ve lenfatik sistemin toksinden arındırıp atamadıklarını tahliye edeyim derken bu defa da cildimiz asidik atıkla aşırı yüklenmiş olur. Cilt, vücudun en büyük eliminasyon organı olsa da, yüklene yüklene sonunda o da bu asit saldırısına mağlup düşer. Taşınan toksik maddelerin yığıldığı ilk yer dermisin altındaki bağ dokusudur. Buradaki ‘atık deposu’ dolunca, cilt arıza vermeye başlar.

Vücut hücrelerinin atıkları, farklı kaynaklardan (örn. Safrataşlarından) gelen mikroplar, düzgün sindirilmemiş gıdaların yarattığı türlü antijenler ve daha nice zararlı maddenin aşırı artmasıyla lenfatik sistem tıkanır ve cildin yaşayan katmanlarının sorumlu olduğu lenf drenajı yapılamaz olur. Birikmiş toksinler ile hasarlı veya ortadan kaldırılmış deri hücrelerinin bozunmaya/çürümeye başlamış proteinleri ortama mikrop çeker ve böylelikle ciltte mütemadi iritasyon ve enflamasyon kaynağı oluşturmuş olurlar. Deri hücreleri beslenemez olur, bu da (yaklaşık olarak her 1 ayda bir gerçekleşecek) normal yenilenme döngülerini bozar. Yenilenme kapasiteleri iyice azalmış deri hücreleri yüzünden oradaki sinirlerde de geniş çaplı tahribat oluşabilir.

Saç kılı foliküllerini sebum salgılarıyla yağlayacak bezler (sebasöz bezler) gerekli besin öğelerinden mahrum kaldığı takdirde saçlar normal uzayamaz ve bu durum başta saç dökülmesiyle sonuçlanabilir. Vücutta yeterli melanin bulunmaması durumunda ise saçlar erken beyazlar. Sebum yoksunluğu saç dokusunu da etkileyecek, cansız ve kuru bir görüntü yaratacaktır. Sebum ciltte bakteri ve fungus (mantar) öldürücü olarak çalışır ve ciltte mikrop işgaline karşı koyar. Ayrıca cildin kuruyup çatlamasını önler, özellikle de güneşli, kuru ve sıcak havalarda.

Kellik veya ciltle ilgili herhangi başka bir tür sorunda genetik faktörler belirli bir yatkınlık oluşturabilir, ancak zannedildiği gibi sorunun ana nedeni bu değildir. Tüm safrataşları dökülüp kolon (kalınbağırsak) ve böbrekler/idrar torbası temiz tutulduğunda cilt de çoğu kez tam sağlığına kavuşmakta, özellikle kadınlarda saçlar normal şekilde çıkmaya ve uzamaya başlamaktadır.

Kompleksitede kendisini bir tek beynin geçebildiği karaciğer vücuttaki en çetrefilli sindirim ve metabolizma işlemlerini idare eder; bu da vücuttaki her bir hücrenin yaşam ve sağlığının karaciğere bağlı olduğu anlamına gelir. Karaciğerde taşıdığımız safrataşları, cilt sorun ve hastalıkları da dahil olmak üzere vücutta ortaya çıkan hastalıkların başlıca nedenidir.

——————————


Bu bölüm Andreas Moritz’in THE AMAZING LIVER AND GALLBLADDER FLUSH isimli kitabından alıntılanmış olup, kendisinin internet sitesinden orijinaline ulaşılabilir.

Andreas Moritz’in kendisine sık sorulan sorular arasında olan saç dökülmesi ile ilgili yaptığı diğer müthiş bilgilendirmeler de şu şekilde:

1. Saç dökülmesi ekseriya Vata’nın [Ayurvedik eter ve hava elementi] “tepeye vurması” fenomeni ile alakalıdır, yani toksinler bağırsaklardan yukarı, başa ve saç foliküllerine yönelir (bununla ilgili geniş açıklamayı The Key to Health and Rejuvenation kitabında bulabilirsiniz). Toksinler saç diplerinden dışarı çıkmaya çalışmaktadır, ancak bunun doğal yan etkisi de saç dökülmesi olmaktadır. Aşırıya kaçılmadığı sürece bu doğal bir toksin eliminasyon yolu olup saçta yaratacağı dökülmenin sınırı da bellidir.

Biliyorsunuz saç [ve tırnak], vücudun sağlıklı kalabilmek için kurtulması gereken (çokça proteinden oluşan) atık maddeden başka bir şey değil. Kolon ve karaciğer gibi ana çıkış yollarında tıkanıklık başgöstermeye başlamış olmasına bağlı olarak tali yoldan atım ihtiyacı oluşuyorsa vücutta, o zaman başa herzamankinden fazla çer-çöp ve atık gidecek demektir. Burası aynı zamanda toksinlerin de uğrak yeridir. O yüzden bu noktada saça odaklanmak yerine, diğer eliminasyon organlarının temiz ve çalışır halde tutulmasına bakılmalıdır. Saç folikülleri yeterince beslenmediğinden zayıflıyor diyelim, burada da ya yenilen gıdanın besleyici özelliğinin olmamasıdır sorun ya da yediğinizi düzgün sindiremiyorsunuzdur. Bunun da çok çeşitli nedenleri olabilir (ki bunlar da The Key to Health and Rejuvenation kitabında anlatılmaktadır). Olmayacak zamanlarda yemek yeme veya geç saatte yatma, kırmızı/beyaz et, balık vs. tüketme, duygusal sorunlarla boğuşma ve benzeri nedenlerle kolonda Vata dengesi bozulduğu takdirde saç dökülmesi yaşanabilir.

The Key to Health and Rejuvenation isimli kitabımızda, hastalıkların nedenlerini açıkladığımız bölümde bu konuya da yer verdik. Saçlar hormonal dengesizliğe bağlı olarak da dökülebilir, ancak hormonal dengesizlik de bağırsaktaki tıkanmaya bağlı oluşan bir durum olduğundan, saçların zayıflayıp incelmesi veya dökülmesi de yine bağırsakla alakalıdır. Vata yön değiştirdiğinde atıklar, mikro toksinler, ölü ve canlı mikroplar vs. bağırsaklardan bu defa yukarı, mideye çıkacak ve mukusla birleşecektir. Bu partiküller daha da yukarı çıkıp göğse, boğaza, sinüsler ve baş derisine intikal ettiğinde saç foliküllerinin beslenmesini sekteye uğratabilir, büyümesini engelleyebilirler. Böylece saçlar da sağlıksızlaşır. Saç folikülleri ve baş derisinden de lenf drenajı sağlanamadığı noktada, ki bunlar çokça aynı zamanlamayla meydana gelen şeylerdir, tümden saç kaybı yaşanabilir, bu da çoğunlukla Pitta ve Vata özellikli kişilerde gözlemlenir. En güçlü saçlar Kapha özellikli kişilerdedir. Sindirim sistemleri düzgün çalışmaya devam ettiği ve temiz kaldığı sürece saçları hep gür ve parlak kalır.

2. Saç kaybı ekseriya bağırsaktaki tıkanmaya bağlı olarak Vata’da oluşan birikme ve yukarı hareket ile baş bölgesinde yetersiz lenf drenajı dolayısıyla oluşur (bkz. The Key to Health and Rejuvenation, ener-chi.com). Saç, vücudun kurtulmaya çalıştığı protein fazlasıdır. Yıllarca tüketilen protein, kan damarı çeperlerinin bazal membranlarında protein lifi birikintisine yol açar. Protein tüketimi kesildiğinde kademe kademe bunlar da tutundukları çeperden kurtulup elimine edilirler. Saç dökülmesi görüldüğü dönemlerde yumurta, süt, peynir tarzı protein alımı iyi fikir değildir, zira vücut protein fazlasından kurtulmaya çalşırken eliminasyonu zora sokabilir, vücudun geri kalan yerleri gibi saç foliküllerine de zarar verebilir. Ayrıca, The Amazing Liver Cleanse (ener-chi.com) kitabımda da belirttiği gibi, karaciğer temizliği yapmaya başlandığında tamamen temizlenene kadar işleme devam edilmesi gerekir. Aksi takdirde, karaciğerin gerideki kısımlarından ana safra kanallarına ilerlemiş taşlar yine tıkanıklığa yol açacaktır, hatta böylece eskisinden de kötü bir tıkanıklık oluşabilir. Bu da mevcut şikayetlerin artması manasına gelecektir. Özellikle kanser vakalarında, tek bir defa uygulanan karaciğer temziliği ile sadece yüzeyin tozunu almış sayılırsınız. Karaciğer temizliği, verdiğimiz yönergelere uygun olarak kolon temizliği ile birlikte götürülmelidir ki vücudun toksik yükü arttırılmamış, taşlar bu defa da kolonda tıkanıklık yaratığ pisliğin yukarı çıkmasına yol açmamış olsun. Kolon temiz tutulduğu müddetçe B vitamini takviyesine gerek olacağını düşünmüyorum. Fakat işin beslenme tarafına kesinlikle eğilmkete fayda var. Yenilen elmalı turtalarla bağırsakları alt üst eder misiniz? Kesinlikle. Meyveyi herhangi başka bir şeyle beraber yiyorsanız bilin ki fermentasyona geçecek, muazzzam toksisite kaynağı oluşturacaktır. Meyve kesinlikle diğer gıdalardan uzakta yenilmeli, geceleyin tüketmekten kaçınılmalıdır (vücut tipine uygun beslenme yönergelkeri için bkz. The Key to Health and Rejuvenation).

3. Saç atık maddedir ve vücudun dahili kondisyonunu yansıtır. Başın farklı bölgeleri vücudun farklı yerlerine tekabül eder. Örneğin, başın tepesi (üst kısmı) kalp ve ince bağırsaklar ile bağlantılıdır. Bu bölgedeki saç kalitesinde değişim gözlemleniyor veya saç kaybı oluşuyorsa vücudun bu bölgelerinde problem var demektir. Kulakların üstünde kalan alanlar ise safrakesesi ile bağlantılıdır. Bu alandaki saç kalitesinde değişim olması safra kesesi problemine işaret eder. Saç sağlığı vücut içi sağlığınızın aynasıdır. Siz içten sağlık kazandıkça, saçınız da dahil olmak üzere görünümünüz de sağlıklı bir hal alacak, iyileşecektir.

Yorumlar