Neresinden tutarsam tutayım elimde kalacak bir konu şu farkındalık haftası…
Eminim benden çok daha iyisini yazacak birileri olacaktır hafta boyunca…

Ben yazmak istemiyorum…

Çocuğunuz korkunç bir vebanın kurbanı olmuşken dünyaya nasıl meydan okursunuz?
Bunu yazmak istemiyorum mesela…

Asla adil olamayacak bir eğitime, normallerin uyum göstermekte zorlandığı bir sisteme nasıl adapte olursunuz onu da yazmak istemiyorum…

İyileştirme adı altında minicik bebelere verilen ağır antipsikotik ilaçları yazmak istemiyorum, içim acıyor…

Dünyanın öte ucundan getirmek için aylarımızı ve aslında çok daha fazlasını harcadığımız özel supplementleri de yazmayacağım…

Büyük bir deneyin içinde nasıl miniminnacık piyonlara dönüştüğümüzü de yazmayacağım…

 

Bu farkındalık masalı tüm dünyada anlatıla dursun su damlası kadar küçük bir ebeveyn grubu var, çocuklukları ellerinden alınmış evlatlarına en azından gelecekten zaman çalmaya çalışan; doktorlardan iyi terminoloji bilmek zorunda kalan, benim diyen terapistleri cebinden çıkaracak kadar başarılı dramalarla çocuğuna her gün yeni birşeyler öğretmek için çabalayan, okulda parkta otobüste hatta yaşadığı sitenin bahçesinde bazen sadece biraz sosyal olabilmek için, bazen mecburiyetten her gün türlü zorbalıklara maruz kalan…

Bazen bu zorbalıklardan kaçmak için bir pencerenin ardından dünyaya bakmak durumunda kalan…
Sahip oldukları herşeyi ortaya koyarak hiç bilmedikleri büyük bir savaşın içine dalan…
Utanmadan kendilerinden empati beklenen, hatta doktorculuk oynamak ile suçlanan ama zerre anlaşılamayan bir avuç aile var…

Ve aslında bu savaşı kazanan, günün sonunda doğal olana sıradan günlük hayatlara yaklaşmış ve hatta kavuşabilmiş olanlar…

Dua, sabır, tavsiye istemiyorum, çocuğum adına karar verilmesini istemiyorum, çocuğuma mavi giysiler giydirip sokaklarda dolaşmak istemiyorum, hatta çözüm dahi istemiyorum artık ama adalet istiyorum çocuklarımıza bunları yapıp genetiktir diyen, bu kirli oyuna dahil olan herkes hesap versin istiyorum…

Bizim memlekette empati “-Allah şifasını versin canım” dan öteye gidemiyor kolay kolay…
Siz okulsuzluk yazısı yazıyorsunuz karşı taraf al çocuğunu parka götür ne okulu ayol deyiveriyor en empatik haliyle!

Empati en zor zanaat, birebir yaşamadıkça anlaşılamıyor bazı hikayeler demek ki…

Uyutan değil uyandıran masallar okumanızı temenni ediyorum bütün kalbimle…

Son olarak hepimiz için biraz normallik diliyorum, ne kadar olacaksa artık?

L.A

Yorumlar