Aslında oturup durum değerlendirmesi yapacaktım, güzel haberlerim vardı size!
Ama aklım ve kalbim sürekli aynı şarkıyı çalıyor bir süredir.
Başka şeyler düşünebilmek mümkün mü?
Bir şimdiki aklım olsa hikayesine daha hoş geldiniz!

Hayatım boyunca “herkes gibi” olmak istedim.
Ne yazık ki başaramadıklarım listesinin en üst sırasında “herkes gibi” olmak var…
Daima sıranın dışında kaldım.
İnatla çabaladım sürüye dahil olmak için, kızım gerçekten çok hasta oluncaya kadar!

Aile olmak benim için çok önemliydi ve her nedense bunun yolu benim “anne” olmamdan geçiyordu.
Böyle bir düşüncem vardı işte?
“Anne” olmayı çok istiyordum.

Bir yanım sorgulayıcı, hatta “-Asi” damgası yiyecek kadar anarşik tavırlar sergiliyordu.
Araştırmaya, sorgulamaya, itiraz etmeye meraklıydım.
Anneliğin bir kitabı olmalıydı!!!
Bu konuda da sindirildim…

“-Araştırma düşük yaparsın!”
Doğum doktorumun en korkutucu uyarısı oldu…
Tekrar düşük yapmak istemiyordum!
Ben de yine herkes gibi olmaya karar verdim!
Şu “herkes” dedikleri kitaplar okuyup, gecelerini internette araştırma yaparak mı geçiriyorlardı sanki…

Aslında kızlar doğduktan tam bir gün sonra birşeyler feci şekilde ters gitti…
Yani ilk aşıdan hemen sonra ve benim haberim bile yoktu aşı olduklarından!
Ama minik hayat ağacımın yaşadığı ilk tuhaf deneyim her nedense iki aylıkken vurulduğu hepatit B aşısı ile başladı.

Bu noktada sevgili doktorlarımız flacyl vermeyi uygun buldular kızıma ishalinin sebebi dizanteriydi! Öyle söylüyorlardı…
En az dört kez yapılmış tahlillerde ısrarla görünmeyen bir enfeksiyon için tedavi edildi kızım üç hafta boyunca…
Çok üzülerek, yan etkilerini okumuş bir insan olarak ama doktorların her şeyi bildiğini sanarak içirdim ilaçları kızıma!

Her nedense günden güne daha kötüye gidiyordu ama kimsenin umrunda değildi!
Bu kez kendimi bilgisayarın önünde buldum!
Kızlardan boş kalan bütün zamanlarda, kızlarım zaten neredeyse hiç uyumuyordu artık?

“-Çoklu gıda alerjisi olmasın bu?”
Soran sorgulayan kişi benim ilginç?
Çocuk doktoru derhal İstanbul’daki şahane bir profesör’e yönlendiriyor bizi…
Şimdilerde “alerjik anneler” hala koşa koşa ona gidiyormuş, öyle duyuyorum.
Koşa koşa gidip korkunç maliyetli tahliller yaptırıyoruz çünkü sevgili profesörümüz de benimle aynı görüşte!
Çoklu gıda alerjisi varmış ama yine de tahlil yapılması gerekiyormuş?
Bir de ne biçim anneymişim yediklerim çocuğa dokunuyormuş

Dünyanın kanı alınıyor kızımdan!
Kızımdan kan alınırken ben onun çığlıkları eşliğinde yan odada artık hiçbir işe yaramadığına inandığım sütümü sağıp çöpe atıyorum!
Tahlil sonuçlarına göre kızımda allerji yok?
Özel bir mama ve zantac verip eve gönderiyor bizi?
Bu arada 9 günlükken bana dil çıkaran kızım 2,5 aylıkken kafasını tutamamaya başlıyor?
Birşeyler ters gittiğinde en yakınlarım da doktorlar da sürekli acemi anneliğimden dem vuruyor?
Kusur bana reçete ediliyor?
İkna oldum artık ne biçim anneyim ben sütüm dokunuyor!
Korku iliklerime kadar işliyor!!!
Koşa koşa aşıya gidiyoruz, benim aklımda kızın alerjisi var?
Yahu herşey dokunuyormuş çocuğa aşıyı ertelesek olmaz mı?
Merak etmeyelimmiş, “-bişeycik olmazmış” buyuruyor uzmanlar!
Aradan zamanlar geçiyor, glütensiz kazeinsiz beslenmeye geçiş ile hatalı bile olsa yaptığımız ufacık manevralar ile tekrar canlanıyor, güçleniyor, direniyor.
Tam bir kitap bebek hatta gelişimi önden gidiyor, etrafa gülücükler saçıyor yaşından önce yürüyor, babıldıyor?

18 ay kkk aşısından sonra neredeyse bir gün içinde herşey değişiyor…
Hala farkında değilim ve bağlantıyı kuramıyorum.
Bu noktada bir anda göz kontağı kapanıyor, ismine bakmaz oluyor…
Tekrar bilgisayarın başına geçtim!!!
Bulduğum çareler yok sayılıyor, manipülasyonlar yapılıyor, etrafımda delice bir baskı bu kez adım “fazla hassas anne”

Oyalanıyoruz maddi manevi ağır kayıplar veriyoruz bir kısır döngünün içine girdik ve kendimizi kurtaramıyoruz.
Eğitimler, terapiler, tekrarlayan sağlık sorunları,tetkikler…

Kızım zatürre olup duvarları seyretmeye başlayıncaya kadar defalarca iç sesimi dinlemeyi reddediyorum.

Kendi yolumu yürümeye başladığımda ise “güçsüz bir anneyim”
Maddi manevi yalnız bırakılıyor, cezalandırılıyorum.

Kızım ufaktan toparlanmaya başlıyor ama ben hem eğitim hem de biyomedikal tedavileri aynı anda karşılayacak durumda değilim artık.
Şu meşhur raporu almam için son manipülasyonlarını yapıyor çevremdeki yakınlarım!!!
Hatta rapor alacağım için son derece mutlu olanlar var aralarında?

Aldığım rapor kızımın başına bela olmuş durumda şimdilerde!
Israrla kaynaştırmaya uygun olmadığı söyleniyor…
Özel alt sınıfa gitsin diye baskı uygulanıyor, cahillikle suçlanıyorum, kızım Ram çalışanları tarafından kasıtlı olarak ajite ediliyor.
Elimizdeki video kayıtları veya resimlerle kimse ilgilenmiyor.

Benim tek hayalim ise etrafını taklit etmeyi henüz öğrenmiş kızıma “okulsuz eğitim” imkanını sağlayabilmek…

Kızımı ev okuluna yazdırmak istiyorum artık…
Bunun için neler mümkün?

 

Yorumlar


Yasal Uyarı:Bu sitede yayınlanmakta olan tüm yapıtlar eser statüsünde olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Sitede bulunan yazı ve görsellerin site sahibinden izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kopyalanması ve kullanılması yasaktır.


Yasal Uyarı:Bu sitede yayınlanmakta olan tüm yapıtlar eser statüsünde olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Sitede bulunan yazı ve görsellerin site sahibinden izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kopyalanması ve kullanılması yasaktır.